1841 İrlanda Kıtlık (zamanda yaşa)

ZAMANDA YAŞA (1)

1843 kışıydı.  O yıl hava şartları çok ağır geçmişti. . Hava şartlarından dolayı kimse evlerinden çıkamıyor, işe gidemiyorlar, ambarlarında depoladıkları ile idare ediyorlar. Zenginler gününü gün ederken fakirler açlık ve sefalet içinde ölüyorlardı. Şehirde tek bir hastane var ,hırsızlar hastanenin ilaç deposunu soymuşlar günlerdir ilaç bekliyor insanlar, hastanede ağzına kadar dolu yatan hastalar, ilaç bekleyen hastalar.. Tam bir karmaşa.. Halk ayaklanmış ama çoğunu hapishaneye atmışlar kalanlarda korkusundan sesini çıkaramıyor. Halkın isyanını kimse görmüyor, krallık sahip çıkmıyordu. İnsanlar dayanamıyor birbirlerinin evlerine ambarlarına girip yağmalıyorlar. Açlık, kıtlık, kara kış, ölümler insanların artık sabrını  taşırmış çoğu şehri çoktan terk etmeye başlamıştı.

                Küçük olmama rağmen hala gözümün önünde o tablo. Sanki dün gibi .. Sanki dün  yaşanmış gibi beynimde. Yiyeceğimiz azalmıştı son paramızı da babam evin kirasına ödemişti. İş bulmak umudu ile evden çıkmıştı  ama eli boş dönünce anlamıştık,  umudumuzun kalmadığını… Babamda bu durumumuza dayanamamış ,zavallı annemin hastalığı sebebiyle başka bir şehre taşınmaya karar vermişti. Toplamıştık eşyalarımızı  artık dönüş yoktu , gidecektik.

          Ama… Zavallı annemin bir gün bile dayanacak ne gücü ne hali varmış. Günlerdir yiyemiyor içemiyordu. Elimizde ilaç yoktu. Paramız yoktu 16.aralık gecesi saat 2 de kapatmıştı gözlerini hayata zavallı annem. Uyandığımda babam annemin başındaydı. Perişandı , ağlıyor , haykırıyordu . Hiç böyle görmemiştim babamı. Yıkık kentler gibiydi. Bende çok üzülüyor ve ağlıyordum benim annem gitmişti.

           Sabah  komsularımız geldi yardıma aralarında biraz para toplamışlardı babama verdiler biliyorlardı işsiz ve parasız olduğunu yardım ettiler annemi sonsuzluğa uğurlamak için birkaç gün geçti aradan babam ağzına bir lokma koymamıştı sürekli içiyor lanet okuyordu.Babam beni bile görmüyordu artık. Onun beni görmesi için daha da çok ağlıyordum ben de varım, benim içinde yaşamalısın ama nafile annemin ölümü benden sadece annemi değil o günden sonra babamı da almıştı.

         Babam anneme çok aşıktı çok severdi onu ,kıyamazdı, üzmezdi hiç ona her dokunduğunda titrerdi çok güzel bir kadındı annem altın sarısı saçları deniz mavisi gözleri… Çok temiz kalpli merhametli bir kadındı çok sevecen herkese karşı çok iyiydi herkese yardım ederdi evde dikiş dikerdi birazda olsa babama destek olmak için. Durumu olmayan komsularımızın çocuklarına elbiseler kazaklar dikerdi ,çocukları sevindirirdi onlar çok masum derdi .Babam her hareketine hayrandı annemin. Çok şanslı hissediyordu kendini anneme baktıkça . Annemin yanına oturur, kucağına yatırırdı  saçlarını ,okşar öylece uyumasını beklerdi .Uyurken onu seyretmek için uyuduğunda ona  ah sevgilim iyi ki varsın sen benim şansımsın derdi.

           Ben tüm özelliklerimi annemden almışım o yüzden babam bana dokunmaya bile kıyamazdı çok severdi beni birlikte çok güzel zaman geçirdik oyunlar oynardık. Çok mutlu bir evimiz vardı. Babam zengin bir aileden geliyor annem ise kimsesiz büyümüş ailesini bile tanımıyormuş. Annem öldükten sonra hayatımız tümüyle değişti  ,babam benimle artık ilgilenmiyor yüzüme bile bakmaya  korkuyordu ,anlıyordum beni her gördüğünde annem geliyordu gözlerinin önüne.

          28 aralık 1843 ,aradan 12 gün geçti yarın buradan ayrılacağız babam büyükbabamın yanına gideceğimizi söyledi bu güne kadar hiç bilmiyordum bir büyükbabam olduğunu babama da soramıyordum  çünkü hala annemin yasını tutuyor neredeyse hiç konuşmuyordu söylediği tek şey uzun bir yolculuk olacak uyusan iyi olur. Ve gün ağardı….

Resim kaynak: pixabay

1841 İrlanda Kıtlık (zamanda yaşa)” için 13 yorum

Bir Cevap Yazın