Amerika

Bir gün üniversite de ki odamda oturuyorum. Masadaki telefon çaldı açtım .

  • Alooo dedim heyecanlanmıştım. Arayan fakültenin dekanıydı.
  • Osman abi . Dünya üniversiteler arası “fare yakalama teknikleri” konusunda bir yarışma var. Bu mühim görevde Türk ekibinin başkanı sensin. Yarışma 6 ay sonra Newyork da dedi ve kapattı. Bu mühim milli görev bana verilmişti. Ağlamak istiyordum gözlerim doldu. düşünsenize; yol parası var, gezmek var, tozmak var. Otel parası var, yemek, içmek bedava harcırah var. Daha Allah tan ne isterim.
  • 6 ay çabuk geçti. Bu arada ekip arkadaşlarım ara sıra arayıp
  • Osman abi… Toplantı yapalım. Biraz Bilimsel çalışmalar falan yapalım gibi birtakım entel dantel teklifler yapsa da kesinlikle kabul etmedim.
  • Bendeee… dedim. Meraklanmayınnnn. bendeee.. dedim. Derken gün geldi. Ne yapacağıma karar verdim. Uçağa binmeden önce hanımdan, ekmek kesme tahtasını aldım. 2 paslı çivi buldum birde benim eski jiletler den ayarladım. Bavula koydum. Amerika’ya vardık. Otelde yattık sabah kalktık. Otelden biraz kaşar peynir birazda beyaz peynir arakladım. Jileti tahtanın ortasına diklemesine çaktım. İki yanına iki de çivi çaktım. Peynirlerden kaşarı bir çiviye, beyaz peyniri diğer çiviye taktım. Kongre ye gittim.
  • Amerika ekibi sensör lu fare kapanı yapmış.
  • japon ekibi dijital kameralı fare kapanı
  • Alman ekibi elektrik motorlu fare kapanı yapmış.vs.vs.
  • Gururlanarak kendi yaptığım fare kapanını 25 kuruş verip aldığım BİM poşetinden çıkardım. Anlatmaya başladım.
  • Şimdi fare peynirleri görüyor ve geliyor.
  • Jiletin üstüne boynunu koyacak ve bir kaşar peynire bakacak bir beyaz peynire bakacak.
  • Acaba hangisini yesem diye bir o yana bir bu yana boynunu çevirecek. Veeee boynu kesilecek ölecek dedim. Ama; Türk ün Türk’ten başka dostu yokmuş.
  • Kongre başkanı : bu ne ? Osman abi lütfen 3 ay sonra yeni bir çalışma ile geliniz diye aklınca bizi küçümseyici bir tavır yaptı. Ama bu 3 kıta’ya hükmetmiş bir neslin torunu olan beni hırslandırdı . Amerika yı birkaç hafta daha gezip ülkemize döndük.
  • Ekip arkadaşlarım : Osman abi, biraz hazırlık yapalım dünyaya rezil olmayalım falan gibi gereksiz şeyler dediler ama…
  • bendeeee endişelenmeee dedim. Çünkü bu bir bekaa meselesiydi benim için. 3 ay sonra tekrar yol parası, otel parası, yemek, içmek parası harcırah aldık. Amerika ya vardık. Ertesi gün 25 kuruş verip aldığım içinde ekmek kesme tahtası olan BİM poşetimi aldım. Sıra bana geldi kürsüye çıktım.
  • Anlatmaya başladım.
  • Lanet olsun… çivilere takılı olan peynirler düşmüştü. Ama olsun bu beni yıldırmadı.
  • Şimdi fare gelecek jiletin üstüne boynunu koyacak . Sağdaki çiviye bakacak beyaz peynir yok. Soldaki çiviye bakacak kaşar peyniri yok. Allah.. Allah… Allah… Allah.. bu peynirler nereye gitti ? diye kafasını sallayacak ve kafası kesilecek dedim. Daha cümlemi bitirmeden bütün kongre katılımcıları beni çılgınlar gibi alkışlıyordu…..

Osman abinin kıbrıs harekatı…

Amerika” için 6 yorum

Bir cevap yazın