Özgürlüğe Doğru 3

Ruhunun özgürlüğü seni yansıtmıyorsa, başkasının hayatını yaşıyorsun demektir

Luk derin, derin nefes alıyor doğanın temiz havasını içine çekiyor. Hafif, hafif yüzene vuran rüzgar, geçmişin tüm stresini, üzerindeki ağırlığı alıp götürüyor. Aldığı her nefeste özgürlüğe biraz daha yaklaşıyor . Hayatını film şeridi gibi gözlerinin önünden geçiriyor . Daha önce böyle bir şeye neden karar vermediği içinde kendine kızıyor bir yandan. Doğanın sesi Luk’ u resmen büyülüyor ve dahada içine çekiyor . Plan yapmıyor, düşünmüyor çünkü bütün zaman onun istediği her şeyi özgürce yapabilir. Zaman kavramının olmadığı bir yerde. Zaman önceden çok hızlı geçerken şuan durmus gibi halbuki 15 dakika önce atmıştı oltasını gole sanki ona çok uzun geldi zaman. O daha çok erken diyip doğruldu sandalyesinden balığını hazırlamak için döndü kampına . Bir ucunu karavanı na bağladığı seyyar çadırının önüne bir set hazırladı. Rüzgarın yönünü ayarladı. Küçük bir ateş yaktı, iki yanına taş koyduğu ateşinin üzerine göl kenarın da bulduğu düz taşı da yerleştirdi . Ateşini besleyip taşında ısınmasını sağladıktan sonra tavasını ocağına koyan Luk balığını birkaç sebzeyle süsleyip ocağın üzerine koydu .

Artık yemeğini hazır yemiyordu. Kendisi yapmaya başlamış doğayla yaşamayı da öğrenmeye başlamıştı . Zaten şehirde yalnız yaşadığında da kendisi yapardı. Yaşamak için burada kendisine bir alan hazırlamalıydı. Çevresindeki kuru odunları toplamakla başladı. Yemeği yavaş, yavaş pişerken Luk’ta çalışmaya başlamıştı bile. Ormanda istediği her şey vardı. Saat daha erkendi topladığı odunları kesmeye başladı . Kestiği odunları bir kenara diziyor bir yandan da aksam yemeğini kontrol ediyordu. Balığının diğer yönünü çevirip biraz daha odun bulmaya gitti. Çevresine baktığında papatyaları gördü . Buna çok şaşırsa da onun için çok iyi haberdi bu. Papatya normalde yol kenarlarında yetişir bahar da. Gölün etkisinden olmalı. Beyaz ve sarı renkte açarlar. Beyaz çiçek açan papatyalar şifalıdır. Bu nedenden çiçekleri toplanıp kurutulur. Kurutulmuş papatyaları kışın çayını yapabilir. Papatya çok faydalı bir bitkidir. Sindirim yolu hastalıklarında ve astıma iyi geldiğini biliyordu Luk.  Bu fırsatı kaçırmayıp gördüğü tüm papatyaları toplayıp kampına götürdü . Kurumaları için bir ipe dizerek güneş gören kısıma astı . Pişen balığı da ocaktan alıp göl kenarına yerleştirdiği sandalyesine doğru yürüdü. Yemeğini yemeye başladı. Güneş ışıklarının batarken gölün üzerinde yavaş, yavaş süzülüp batışını seyretti…………

 

Özgürlüğe Doğru 3” için 20 yorum

  1. Adam ne kadar huzurlu kimse yok kafasına göre takılıyor cep telefonu da yoktur zırt pırt öten. Doğa ve o yemekte balık yakında tavşan avında çıkar her gün balık yemekten bıkar devamını bekliyoruz Seda hanım

    1. Yalın hayat tabiki doğada yabani hayvan avinada çıkar belki de konumundan sıkılır başka bölgeye gider

  2. Çok güzel bir hikaye olmuş. Merakla hikayenin 4. yazısını bekliyorum. Ben de Luk gibi bu şehrin gürültüsünden kaçmak istiyorum bana da ilham oldu. Teşekkür ederim.

  3. Denizde mi balık yakalamak yoksa gölde mi? Kafa dinleyeceksen gölde tabi ki…Bana öyle geliyor ki, sen bunu yazarken bile dinleniyorsundur, kafan rahatlıyordur. Harika, böyle devam…

    1. Aynen gitmek gerekiyor. İnsanlar güvende olabilmek için topluluk oluşturmuşlardır . Bizlerin ait olduğu tek yer doga

  4. Luk’ta özgürlüğünü gölün kenarında mangal ile sınıyor 😀 devamını sabırsızlıkla bekliyorum.

  5. sitenizi farkettiğim zamandan beri severek takip ediyorum, güzel yazılarınız için teşekkür ederim.

Bir cevap yazın